# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
Anasayfa    /    Kritikler
LUCIFER’S CHILD – The Illuminant
| 02.04.2025

Ege’nin karşı kıyısını kuzeyin soğuk geçmişiyle buluşturan mis gibi black metal.

Yunanistan’dan çıkan bir dolu kaliteli black metal grubu arasından son 7-8 yılda en çok ilgimi çeken ve başarılı bulduklarımdan biri kadrosunda deneyimli isimler barındıran ve üçüncü albümü “The Illuminant”ı yakın zamanda yayınlayan LUCIFER’S CHILD.

Bir önceki albümü “The Order” ile pek çokları tarafından “ROTTING CHRIST’ın yapması gereken müzik” olarak yorumlanan LUCIFER’S CHILD, şimdi farklı etkilenimler de sunduğu “The Illuminant” ile adını daha da geniş bir kitleye duyuracaktır diye düşünüyorum. Böyle düşünme sebebim, grubun Yunan sahnesinden olmasına rağmen müziğinde daha çok kuzeyli unsurlara yer veriyor olması ve özellikle bu albümde bu durumun çok daha belirgin şekilde gözükmesi.

Elbette ki içselleştirilmiş bir Ege’nin karşı kıyısı hissi var ve George Emmanuel’den dolayı bağlantı kurulabilecek bir ROTTING CHRIST dokunuşu söz konusu. Ne var ki LUCIFER’S CHILD’ın burada yaptığı şeyin temelini seksenler ve doksanlarda yapılan birtakım işler çok daha baskın şekilde oluşturuyor. Bu referanslara baktığımızda seksenlerden mutlak bir BATHORY karakterinin LUCIFER’S CHILD üzerinde fazlasıyla etkili olduğunu görüyoruz. Gerek black metale abanılan gerek pagan metal taraflarına kayan yerlerde LUCIFER’S CHILD’ın BATHORY ekolünü yansıttığı açık şekilde görülüyor.

Bunu misal bir EREB ALTOR kadar BATHORY worship ayarında yapmıyorlar, ancak örneğin bir WATAIN’in özünde de BATHORY olduğu düşünüldüğünde, LUCIFER’S CHILD’ın da buna benzer bir kimlik ortaya koyduğunu söyleyebiliriz. Zaten “The Illuminant”ta yer yer bu BATHORY’liklerin daha güncel şekilde yorumlanarak kötücül bir karakter eşliğinde akıllara WATAIN’i getirecek şekilde kullanıldığına da tanık oluyoruz.

Albümdeki doksanları ifade eden diğer bir referans da Viking/black metal karakteriyle gizliden gizliye pek çok grupta izlerini görebildiğimiz FALKENBACH ve ilk dönem ENSLAVED. FALKENBACH deyince de büyük oranda BATHORY referansıyla bağlantı kuruyoruz, ancak LUCIFER’S CHILD bazı şarkılarda, bazı anlarda BATHORY ile FALKENBACH’ı ayıran ince çizginin FALKENBACH tarafına çok belirgin şekilde yaklaşıyor. Örnek vermek gerekirse “As Bestas” çok net BATHORY worhsip ayarındayken, ENSLAVED’vari girişiyle dikkat çeken “The Heavens Die”ın 2.05 civarlarında ise LUCIFER’S CHILD adeta FALKENBACH’ın “…Magni Blandinn Ok Megintiri…”sine göz kırpıyor.

Ne var ki LUCIFER’S CHILD’ı sadece bu saygı duruşları üzerinden değerlendirmek haksızlık olur. “The Illuminant” hayatında hiç BATHORY veya FALKENBACH dinlememiş, WATAIN’i duymamış, dolayısıyla LUCIFER’S CHILD’ı olduğu gibi kabul edecek dinleyiciler açısından da son derece tatmin edici bir yapıt. Şarkılar yeterli çeşitliliği, özgürlüğü sunuyorlar. Özgürlükten kastım grubun albümü baştan sona “biz bir black metal grubuyuz ve ona göre adabıyla davranmalıyız” şeklinde görüp tek boyutlu hâle getirmemesi. Şarkıları dinlerken yer yer biraz oynansa ve clean vokal konsa speed/heavy metal klasmanına sokabileceğimiz anlarla dahi karşılaşıyoruz ve zaten LUCIFER’S CHILD’ın herhangi bir grup olmamasını, canlı ve nefes alan bir müzik yapmasını sağlayan şey de bu.

“The Wiccan”da başlatıp bence “The Order” ile daha oturaklı bir noktaya çektikleri sound’ları da bu sayede, bu “kendi içine sıkışmamışlık” sayesinde onları rahat beste yapan, bu sayede herkesin performansını rahatça sergileyebildiği ve böylece keyifle dinlenen bir gruba dönüştürüyor. Baştan sona full blast beat dinlemeyeceğinizi, aralarda sırf farklılık yapalım diye saçmalayıp tuhaf deneyler yapmayacaklarını ve en büyük odağı şarkıların güçlü olmasına verdiklerini biliyorsunuz ve sayede LUCIFER’S CHILD gerçekten de son derece rahat ve zevk alarak dinlenebilen bir grup havası yaratıyor.

Bahsettiğim referanslar eşliğinde seksenler ve doksanlardan da beslenen, BATHORY, FALKENBACH, WATAIN isimlerini anmış olsam da nihayetinde kendine has bir kimlik ve sound da bulabilen LUCIFER’S CHILD’ı Şeytan’a ardını dövdürmek için kurulan militan black metal fanatiği olmayan, eli yüzü düzgün mis gibi black metal dinlemek isteyen herkese öneririm. Bence “The Order” daha çarpıcı bir albümdü, ama “The Illuminant”ın da genel olarak sorunu bulunmuyor. O yüzden aynı puanı vermekle beraber grupla tanışma albümünüzün “The Order” olması bana kalırsa daha iyi olacaktır.

Son bir not olarak, son dönemde Yunanistan’dan çıkan black metal albümlerini düşündüğümde YOTH IRIA’nın “Blazing Inferno“sunun ardından LUCIFER’S CHILD da “The Illuminant” ile güzel bir albüm kapağına imza atarak son dönemdeki iyi albüm kapağı açlığımızı biraz olsun dindiriyor.

8/10
Albümün okur notu: 12345678910 (8.13/10, Toplam oy: 8)
Loading ... Loading ...
etiketler:
  Albüm bilgileri
Çıkış tarihi
2025
Şirket
Agonia Records
Kadro
Marios Dupont: Vokal
George Emmanuel: Gitar
Kostas Gerochristos: Bas
Nick Vell: Davul
Şarkılar
1. Antichrist
2. As Bestas
3. The Serpent and the Rod
4. Ichor
5. Righteous Flama
6. Curse
7. The Heavens Die
8. And All Is Prelude
  Yorum alanı

“LUCIFER’S CHILD – The Illuminant” yazısına 3 yorum var

  1. Scream Bloody Gore says:

    Son zamanlarda albümlere 1 puan veren birileri var burada, 9 puan verecektim ama benden önce 1 vereni görünce 10 puan verdim.

    @Ahmet Saraçoğlu Rothadás, Töviskert… a kísértés örök érzete… lidércharang albümü gayet iyi, ona da bir yazı gelebilir mi?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Scream Bloody Gore, evet yazılacaklar listesinde var o.

  2. Kavanoz says:

    Albümdeki righteous flama parçasını herhangi bir son dönem Rotting Christ albümüne koy sırıtmaz.

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.