# - A - B - C - D - E - F - G - H - I - J - K - L - M - N - O - P - Q - R - S - T - U - V - W - X - Y - Z
Son Haberler
SEPTICFLESH
14.02.2012

Tüm dünyada olduğu gibi PASİFAGRESİF okurları tarafından da 2011′in en iyi albümlerinden biri olarak gösterilen “The Great Mass” ile büyük bir patlama yapan Yunan senfonik death metal grubu SEPTICFLESH var bu kez de sayfalarımızda. Grubun gitarist ve clean vokalisti Sotiris Vagenas’la, geri dönüş albümleri “Communion”ın başarısını katlayarak arttıran “The Great Mass” ve daha fazlası hakkında lafladık.

Selam Sotiris, hemen başlayalım. “The Great Mass”in haberi ulaştığında, insanlar “Communion”dan daha iyi bir albüm yapmanızın zor olacağını düşünüyorlardı. Fakat albüm çıktıktan sonra bu şekilde düşünenlerin, yarattığınız eşsiz eser karşısında şaşkınlığa düştüğünü gördük. “The Great Mass”in sitemizde 2011’in en iyi albümlerinden biri seçilmesinin nedeni de bu zaten. Albümü yazmaya başladığınız zamanki asıl güdünüz ne yöndeydi? Sizce “The Great Mass”in farkı nedir?

Yeni bir albüm kaydedeceğimiz zaman asıl amacımız bir adım daha ileri gitmek ve önceki işlerimizi aşmak oluyor. “The Great Mass”ta orkestral ögelerin daha da ileriye taşınması ve neredeyse sinematik bir atmosfer yaratması üzerine odaklandık. Bunun için çok çalıştık ve birçok farklı fikir ve yol denedik. “Communion” buna nazaran daha direkt bir albümdü ve insanların “The Great Mass”e verecekleri tepkiyi önceden tahmin edemezdik. Albümün hem basından hem de hayranlarımızdan aldığı müthiş tepkiler bizi çok mutlu ediyor.

“Communion” müthiş bir albümdü ancak “The Great Mass” ile bu çıtayı tekrar yükselttiniz. Şimdi ise herkes “The Great Mass”ten daha iyi bir şeyler yaratmanın zorluğundan bahsediyor. Siz de bu yönde mi düşünüyorsunuz, yoksa bir sonraki albümünüzde “The Great Mass”i aşacağınıza inanıyor musunuz?

“Communion”ı aşmanın zor olacağını düşünüyorduk ama başardık. Evet, “The Great Mass” grubun önüne yeni standartlar ekledi ancak bir sonraki albümde çıtayı daha da yükseltmekte ve işleri ilerletmekte kararlıyız.

Aldığım çizim derslerinde Yunan heykelleri çizmek için İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne gittiğimde, tam olarak havaya girebilmek için “The Great Mass” dinliyorum. Böyle yoğun bir atmosfer yaratmayı nasıl başardınız? Albümü yazarken belirli herhangi bir yeri ziyaret ettiniz mi? Yani direkt olarak gittiniz mi diye soruyorum; zihinsel olarak değil haha. (Ege Tekmen)

Yaratım, zihinsel bir süreçtir. Başta en önemli ve unutulmaz olanlar olmak üzere, tüm deneyimlerimiz ve ziyaret ettiğimiz her mekânın kalbimiz ve zihnimizdeki yeri o kadar güçlü ki, bazen şarkılarımızda izlerini bırakabiliyorlar.

Orkestral ögeleri kullanım şekliniz sizi diğer death metal gruplarından ayıran özelliklerden bir tanesi; yoğun senfonik ögeler kullananlardan bile. Bu tip ögeleri müziğe sonradan eklemek yerine, müziği bu ögeler temelinde planlıyorsunuz sanırım.

Orkestral ögeler, sadece insanları etkilemek için arka planda kullandığımız şeyler değil. Çoğu şarkımızın bestelenme sürecinde hayati bir rol oynuyorlar. Bu ögeyi, müziğimizin metal tarafı ile harmanlamaktan büyük keyif alıyoruz. Çünkü değişik müzikal ve duygusal açılar kazandırabiliyor ve sonuçta ortaya daha güçlü bir ürün çıkıyor.

Yeni albüm üzerine çalışmaya başladınız mı?

Daha grup olarak bir araya gelip, bir sonraki adımımızı konuşacak aşamaya gelmedik. Öte yandan, o zaman geldiğinde hazır olmak için yeni fikirler ve rifler bulmaya, yeni materyal yazmaya hiç ara vermiyorum.

Yunan ekonomisinin içinde bulunduğu durum ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Protestolara katıldınız mı? Ayrıca, ekonomideki düşüşün gelecekteki kayıt ve prodüksiyon bütçelerinizi etkileyebileceğini düşünüyor musunuz?

Benim fikrim, sistemin çalışma şeklini değiştirecek ve borçlanmaya başvurmadan kendi harcamalarımızı düzenlememizi sağlayabilecek bazı köklü değişiklikler yapılması yönünde. Geçmişte hem ekonomik, hem de politik birçok hata yapıldığı bariz. Ancak, bu değişikliklerin kaosa neden olması istenmiyorsa, bu kadar kısa bir zamanda yapılmamalılar. İnsanların daha fazla gelir kesintisine katlanamayacakları, işsizliğin devamlı artarak gerilemeyi derinleştirdiği bir noktadayız. Ve derinleşen bu gerileme, Yunan hükümetinin borçlarını ödemesine hiç yardımcı olmuyor. Gelecek konusunda birçok şüphem var, durum şu an çok kötü görünüyor. Gelecekteki albüm bütçeleri konusunda ise, bağlı olduğumuz şirket Fransa’da olduğu için şanslıyız. Ancak Yunanistan’da yaşıyoruz ve yaşanan her olay bizim ve yakınlarımızın günlük hayatını büyük ölçüde etkiliyor.

Kullandığınız Helenik konseptler, günümüzün çoğu metal grubunun aksine, damarlarında hala antik bir mistisizm taşıyor. Sanıyorum ki müziği duyduktan sonra söz yazımına ve konsept üzerinde düşünmeye başlıyorsunuz. Bu doğru mu?

Çoğu zaman durum öyle oluyor. Ancak bazen konsept veya sözlere dair bir fikir aklınıza geliyor. Ben de bu fikri yazıyorum ve onunla birleştireceğim, uygun bir müzikal fikrin oluşmasını bekliyorum. Her durumda, müziği sözler ve duygular ile birleştirmek benim için çok önemli.

İskandinav mitolojisi ve Hristiyanlığa karşı verilen savaş gibi konseptler hala ağırlıkla kullanılıyorken, siz ve ROTTING CHRIST gibi grupların, Yunan mitolojisi ve tarihi içinden müthiş konular seçip kullanabilmeniz gerçekten ilgi çekici. Yunanistan’ın tarihi sizin gibi grupları nasıl etkiliyor?

Görkemli geçmişimiz ile ilgili hikayeler ile büyüdük. Ayrıca, etrafımızı kuşatan büyük antik abideler arasında yürüyebilme ayrıcalığına sahibiz. Bu yüzden, bu ögelerin birçok Yunan grup üzerinde bu kadar büyük bir etkisinin olmasına şaşırmamak gerek.

Gelecekteki albümlerinizde de senfonik death metal yolunda mı ilerlemeyi planlıyorsunuz? Gelecekte orkestral elementler barındırmayan bir SEPTICFLESH albümü dinleme olasılığımız var mı yoksa SEPICFLESH her zaman bu ögeleri kullanan bir grup mu olacak?

Gelecekteki albümleri şimdiden tahmin edemem ancak senfonik ögeler ile denemeler yapmaktan zevk aldığımızı ve bir sonraki albümde de bu yolda devam edeceğimizi söyleyebilirim.

ROTTING CHRIST, son albümlerinde Daemonia Nymphe ile beraber çalışmıştı. SEPTICFLESH’ten de böyle bir ortaklık bekleyebilir miyiz? Yunan halk müziğine getirilen bu modern yaklaşım ile ilgili ne düşünüyorsunuz?

İlginç bir ortaklık. SEPTICFLESH konusuna gelince; bu gibi ortak çalışmaları düşünmek için daha çok erken. Yeni materyallerin ana hatlarını tamamladıktan sonra, albümden aldığımız genel atmosfer ve albümün gerektirdikleri, albüm ile ilgili kararlarımıza yön verecek.

Zengin bir mitolojik arka plana sahip olan bir ülkenin grubu olarak, hangi mitolojileri daha çekici buluyorsunuz? Metal dünyası genellikle İskandinav ve Orta Doğu mitolojilerine odaklanmış durumdayken, sizin Yunan mitolojisi yanındaki seçiminiz nedir?

Sümer ve Mısır mitolojileri. Bu uygarlıklardan esinlenen bir çok SEPTICFLESH şarkısı var zaten.

Şarkılarınızı canlı icra ederken, albümdeki atmosferi rahat bir şekilde yansıtabiliyor musunuz? Siz şarkıları çalarken tüm orkestrasyonun bilgisayar üzerinden gelmesi durumunda, seyircinin tepkisini nasıl buluyorsunuz?

Şarkıların metal yanı ağır bastığı zaman kaçınılmaz olarak daha “heavy” oluyorlar. Seyirci, sahnedeki enerjiye iyi karşılık veriyor ve Seth seyirciyle bağlantı kurmayı iyi bilen bir frontman. Ayrıca daha önceden kaydedilmiş bölümlerin kullanılması, sinematik atmosferin oluşmasını da sağlıyor. Bunu synth kullanarak sağlayamazdık. Her neyse, durumu en iyi anlamanın yolu konserlerimizden birine gelip bizzat tanık olmak.

Devin Townsend ile çıktığınız tur nasıldı? Kendisinin sahnede ve sahne dışında farklı kişilikte biri olduğu söyleniyor, bu sizin için nasıl bir deneyim oldu?

Devin Townsend son derece yetenekli biri, ender görülen bir karaktere sahip ve müthiş bir müzisyen. Kendisi, Obscura ve Children of Bodom ile Amerika’yı turlama şansı yakaladığımız için onur duyuyoruz.

Genel olarak canlı icra ettiğiniz şarkı listesi nedir? Her konserde özellikle çaldığınız şarkılar var mı? Ayrıca, önceki albümlerinizden parçalar da çalıyor musunuz yoksa sadece son iki albümünüzden bir seçki mi var?

Çalacağımız şarkılar sahnede ne kadar zamanımız olduğuna ve turladığımız grupların genel atmosferine göre değişiyor. Çok farklı ruh halleri, hız ve duygusal etkiler barındıran şarkılarımız var, bu yüzden canlı çalınacak şarkı listesi oluşturma konusunda zorluk çekmiyoruz. Tabii ki son iki albümden şarkılara ağırlık veriyoruz ancak imkanımız varsa “Esoptron” gibi eski şarkılara da yer veriyoruz.

ROTTING CHRIST Türkiye’de birçok kez konser verdi. Birkaç yıl önce FIREWIND buradaydı ve daha geçenlerde RAVENCULT’ı ağırladık. Buradaki organizatörlerden hiç davet aldınız mı? Burada sizi izlemek isteyen birçok insan tanıyorum.

Şu an için hiçbir teklif yok. Ama oraya gelmeyi ve konser vermeyi tabii ki çok isteriz.

Teşekkürler Sotiris, sizi buralarda da görmek dileğiyle.

Biz teşekkür ederiz, Türkiye’deki hayranlarımıza selamlar.

Röportaj
Ahmet Saraçoğlu
Ege Tekmen

etiketler:
  Yorum alanı

“SEPTICFLESH” yazısına 14 yorum var

  1. Aeonian_Lich says:

    Çok net ve güzel bir röportaj olmuş, hepinizin eline sağlık. Kısa olmasını grup elemanı mı rica etti, yoksa siz mi tercih ettiniz bunu?

    Ahmet Saraçoğlu

    @Aeonian_Lich, o öyle uygun gördü. :)

    lefthandpath

    @Aeonian_Lich, ben de bunu soracaktım. o koplike sorulara karşı çok sade cevaplar verilmiş.

    Ugur

    ZOR dergisinde bir röportajları yayınlanmıştı.Onda da aynı böyle hafif denyo bir havaları vardı haha.

  2. Guinan says:

    The Great Mass’ i aşmak mı… Hass… :)

  3. Exorsexist says:

    Kimse sormamış hacı nasıl bu kadar kötü aksanla söyleyebiliyorsun veya seth neden motorcu eldivenlerini hiç çıkarmıyor diye.

    Ahmet Saraçoğlu

    @Exorsexist, ilk fotoğrafta motorcu eldiveni yok.

    Exorsexist

    @Ahmet Saraçoğlu, Çünkü o communion döneminde çekilmiş. Ama o yıllardaki konserlerde takıyor.

    slash

    @Exorsexist, of of hacıı bu lafın altında kalınmaz :)

  4. Belus says:

    güzel röportaj.teşekkürler.
    umarım türkiye geliş ihtimalleri bu röportajla artar..!

  5. TAAKE says:

    bu ortadaki kollarını bağlamış eleman,herhalde ismi Spiros Antoniou, ne kadar eski Mayhem gitaristi Anonymous a benziyor la.Birden o sandım korktum anasını satim.Laf aramız da güzel grupmuş,tanıttığın için sağol pasif agresif

  6. oguzhan says:

    Fetih 1453 hakkinda ne dusunuyomus onuda sorsaymissiniz keske hehe

  7. mardukcan says:

    iyi röpoörtaj. ben de son albümleri ile tanıştım. benzersiz bir grup. kalite olarak da üst düzey. tek sorun yaptıkları müzik biraz fazla sinematik kaçıyor. Parçaları tek tek dinlerseniz hemen hemen hepsi ayrı bir sanat eseri ama tüm albümü başan sona dinleyince film OST gibi bir his de bıraktırmıyor değil

Yorum Yazın

*

"Yaptığım yorumlarda fotoğrafım da görüntülensin" diyorsan, seni böyle alalım.
Pasif Agresif, bir Wordpress marifetidir.